Hakkımda

Yıl 1989

Sessiz bir gece vakti Kasım ayının o titreten ayazında bir bebek dünyaya geldi.

Yıl 1996

O sene ilkokula başlamanın verdiği heyecanla geceden o mavi önlüklerini giymiş,sabah olmasını sabırsızlıkla beklemişti,artık Lütfiye Kısacık İlkokulu‘na gitme vakti gelmişti,sabah olunca çapaklarını silip abisinin ve kardeşcağazının elinden tutup Zübeyde Hocasının yanına varmıştı.

Yıl 2002

Kriz tüm ülkeyi sarmıştı o sene.Ve bu delikanlının da yuvadan uçma vakti gelmişti sonunda.Artık o çok istediği yurduna kavuşacaktı . E tabi yurda gittiği için nasıl yuvadan uçuyorsa okuldan da ayrılık vakti gelmişti.Şimdi başka bir hayat bekliyordu onu İstiklal İlköğretim Okulu’nda,başka arkadaşlıklar ve başka heyecanlar …

Yıl 2003

Bizim delikanlı ortaokulu bitirmiş ve LGS’den düşük puan alarak Hacı Ahmet Atıl Lisesi‘ne kaydolmuştu bir umutla.Tabi orada fazla tutunamayacak bir dönem sonunda kendisini Açıköğretim Lisesi‘ne atacaktı.Tabi bu sırada halen yurtta olan serüvenleri devam ediyor açıköğretimin sınavlarına yaşlı amcalarıyla,dedeleriyle beraber giriyordu.

Yıl 2006

Sonunda o hep eziklik psikolojisini yaşatan Açıköğretim Lisesinden kurtulmuş ve okulunu bitirmişti.Artık onu üniversite hayatı bekliyordu.Tabi hayallerine kavuşmak o kadar kolay olmadı ve iki sene dershaneye gitmesine rağmen üniversite sınavlarında başarısız oldu.

Yıl 2008

İşte kendisini üniversite hayatına atan yıl gelmişti.Mersin Üniversitesinde Türkçe Öğretmenliği bölümü bekliyordu artık onu.4 sene boyunca gitti geldi gitti geldi gitti geldi.

Yıl 2012

Üniversite hayalleri umduğu gibi çıkmamış, boş bir dört sene geçirmişti. Bu dört sene nasıl geçtiğini anlamadan KPSS derdi sarmıştı dört bir yanını.Tabi her zamanki gibi o,ilk KPSS’ye girdiğinde yine hüsran yine hüsran…

Yıl 2014

Her kapı yüzüne kapanıyordu.Ama artık zamanı gelmişti.O sene hem ücretli öğretmenlik yapıp hem de şu KPSS’yi kazanmakta kararlıydı.Ve beklenen an geldi KPSS sınavından mutlu bir şekilde çıkıyordu.Artık şu sınav zıkkımı derdi bitmişti.Ama bir sorun daha bekliyordu onu: ASKERLİK …

Nereye atandığını öğrenemeden garibimi yakalayıp askere götürdüler.Kastamonu’da bir ayını geçirdikten sonra Malatya’ya sürgün ettiler onu.Günde altı saat nöbet tutturdular.Yetmezmiş gibi sonrada verdiler eline bulaşığı.Her gün “Koğuş Kalk” sesiyle uyandı sabah 6’da.Geçmek bilmedi o günler.5 buçuk ay askerlik yapmasına rağmen sanki o karakolda açmıştı gözlerini dünyaya,orada yaşlanmıştı garibim.

Yıl 2015

Bu yılın garibime getirdiği en büyük güzellik askerliğin bitmesi olmuştu heralde.Biter bitmez hemen bir nişan patlattı,ardından yine yuvadan uçma vakti geldiğinden Konya’nın yolunu tutmuştu.Sevdiğine kavuşamadan almıştı onu yaban eller.

Sonunda sevdiğine kavuşacağına da inanıyordu.